Kullanıcı Paneli
İnsan, sosyal bir varlık olup tek başına yaşaması imkânsızdır. Her insan mutlaka bir ailenin ferdidir. Aile: anne, baba ve çocuklardan oluşan birimdir ve toplumun temelidir. Ailenin huzuru, mutluluğu, ferdin ve toplumun huzurudur. Nitekim insan da aile ortamında huzur bulur. Huzurun olabilmesi için aile fertlerinin birbirlerine karşı olan sorumluluklarını ve görevlerini bilmeleri ve yerine getirmeleri gerekir. Birbirlerine karşı sevgi ve saygı da kusur etmemeli, imkan dahilinde Peygamberimizin (sas) hayatlarını örnek alarak yaşamaya çalışmalıdır.
Çocukların inançlı, sağlıklı, manevi değerlerine bağlı, vatan ve millet sevgisi ile dopdolu olarak yetişebilmesi için iyi bir aile ortamı ve eğitimine ihtiyaç vardır.
Bu çerçevede özellikle toplumda aile huzurunun azaldığı, birçok ailenin eğitim seviyelerinin yüksek olmasına rağmen yıkıldığı müşahede edilmektedir. Bazı ailevi problemler mahremiyetini korumaktadır. Toplumun bu alandaki soru ve sorunlarını gidermek için “Alo Fetva” hatları kurulmakla beraber, birçok konuya (probleme) telefonla çözüm bulanamamaktadır. Aile İrşat ve Rehberlik Bürolarında yüz yüze görüşmek üzere birçok problemin çözülmesi beklenmektedir. Bu amaçla Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilçe Müftülüklerinde Aile Büroları kurulma çalışmaları düşünülmüş ve bu çalışma başlatılmış durumdadır.
Bu bürolardan biri de İnegöl Müftülüğü’nde kurulmuş ve çalışmalarına başlamıştır. Toplumun temel taşı olan ailenin mutlu, huzurlu olabilmesi için sorunların giderilmesi amacıyla İnegöl İlçe Müftülüğü bünyesinde oluşturulan Aile Bürosu'nda İlçe Vaizi Hasan TANRIKULU, İlçe Vaizi Hasan BAŞKIRIK, İlçe Bayan Vaizi Betül BAYAR, İshakpaşa Medresesi Kur’an Kursu Öğreticisi Zehra USTAOĞLU ve Yeşil Camii Kur’an Kursu Öğreticisi Mevhibe ÖZCAN görevlendirilmiştir.
![]() |
| VAİZ (KOORDİNATOR |
| Hasan TANRIKULU |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
| VAİZ | VAİZ | K.K.ÖĞRETİCİSİ | K.K.ÖĞRETİCİSİ |
| Hasan BAŞKIRIK | Betül BAYAR | Zehra USTAOĞLU | Mevhibe ÖZCAN |
0-224-715 13 66
0-224-713 67 14
0-224-715 15 40
0-224-715 36 34
aileirsadburosu@inegolmuftuluk.gov.tr
“Aile bizim, dini, milli ve örfi değerimizdir”
Diyanet İşleri tarafından aile ile ilgili yaşanabilecek muhtemel problemlerin önceden yaşanmaması için tedbirler almak, yeni bir yuva kuracak gençlere rehberlik etmek konusunda 81 ilde kurularak faaliyete başlayan Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu, Bursa merkez haricinde ilk ilçe olarak İnegöl'de kuruldu.
İnegöl Müftülüğü bünyesinde, Müftülük binası içerisinde oluşturulan Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu, dün saat 14.00'de düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu ilk faaliyetini, 'Aile İçi İletişimin Önemi' konulu konferansı ile 15 Şubat 2012 Çarşamba günü (bu gün) gerçekleştirecek.
Düzenlenen açılış törenine Belediye Başkan Yardımcısı Gülhan Şahin, AK Parti Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Erden ve Mustafa Ersan, Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu Koordinatörü Müftü vekili Vaiz Hasan Tanrıkulu, Büro Koordinasyon kurulu üyeleri Vaiz Hasan Başkırık, Vaiz Betül Bayar, Kur'an Kursu öğreticileri Zehra Ustaoğlu ve Mevhibe Özcan katıldı.
Müftülük binasının üst katında oluşturulan büronun açılış töreninde konuşan Koordinatör Hasan Tanrıkulu, "Necip milletimizin en sarsılmaz temel hücrelerinden biri, en önemli yapı taşlarından biri ailedir. Aile bizim, dini, milli ve örfi bir değerimizdir. Milletlerin sağlıklı bir yapıya sahip olmaları ve geleceklerinin sağlam olması için mutlaka sağlam hücrelerden oluşan ailelere ihtiyacı vardır. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu bilinçle, milletimizin önemli bir fonksiyonunu icra eden ailelerin sağlıklı yetişmesi hususunda, üzerine düşeni yapmaya çalışmış ve Aile İrşat ve Rehberlik Daire Başkanlığını kurmuştur. Uzun yıllardan beri atıl gibi gözüken ve son dönemde Diyanet İşleri Başkanlığımızın aktif politikaları sonucu, her ilde Aile İrşat ve Rehberlik büroları açılmıştır. İllerin yanında metropol dediğimiz büyük ilçelerde de bu büroların kurulması teşvik edilmiştir. Özellikle istenmiştir. İnegöl İlçe Müftülüğü bünyesinde gönüllü olarak bu göreve talip olduk. Çünkü, İnegöl'ümüz büyük bir ilçedir. Her büyüklüğün avantajları olduğu gibi dezavantajları vardır. Ekonomik, sosyal, kültürel açıdan gelişmiş olmakla birlikte, bazı problemlerin de yaşanması kaçınılmazdır. Özellikle aile ile ilgili yaşanılabilecek muhtemel problemlerin önceden yaşanmaması için tedbirler almak, yeni bir yuva kuracak gençlerimize rehberlik etmek, danışmanlık yapmak, problem ortaya çıktığında da onları ilgili yerlere yönlendirmek ve rehberlik etmek üzere müftülüğümüz bünyesinde büromuzu faaliyete sokmuş bulunuyoruz" dedi
.
BİZİM İÇİN HER GÜN SEVGİLİLER GÜNÜDÜR
Birileri tarafından sevgililer günü olarak ilan edilen 14 Şubat'ta, büroyu kurmanın daha etkili olacağını düşündüklerini kaydeden Tanrıkulu, "Bizim için her gün sevgililer günüdür. Çünkü biz millet olarak, anne, eş, kardeş olarak tüm kadınlarımızı seven ve onları gerektiğinde ilgi ve alakayı göstermek durumunda olan bir inanca ve kültüre sahibiz. Birbirini sevdiğini zannedenlerin birlikteliği değil, birbirlerini gerçekten gönülden seven insanların oluşturduğu ailelerin kurulmasını istiyoruz. Pazara kadar süren birliktelikler değil, mezara kadar devam eden bir yuvanın kurulmasını istiyoruz. Onun için biz bu günün üzerinden mesaj vermek istedik" diye konuştu.
BİZ ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE KARŞIYIZ
Kadına, çocuklara yönelik şiddet, hatta son zamanda erkeklere yönelik şiddetin moda olduğunu ifade eden Tanrıkulu, "Biz şiddetin her türlüsüne, kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, psikolojik yada fizyolojik şiddetlerin karşısındayız. Kimse şiddet görmesin. Herkes mutlu olsun. Bu mutluluğa da bizimde küçük bir payımız olursa, son derece mutluluk duyarız. Toplumun mutluluğu bizim mutluluğumuz olacaktır. Büronun açılmasında destek veren Müftümüze teşekkür ediyoruz” dedi.
İLK İCRAAT 'AİLE İÇİ İLETİŞİMİN ÖNEMİ' KONULU KONFERANS
Aile İrşat ve Rehberlik bürosunun ilk faaliyetinden bahseden Tanrıkulu, "15 Şubat 2012 Çarşamba akşamı (Bu akşam) saat 19.30'da Fem Dershanesinin çok amaçlı salonunda, Eğitimci-Yazar Zübeyir Yıldırım'ın konuşmacı olarak katılacağı 'Aile İçi İletişimin Önemi' konulu konferans düzenleyeceğiz. Tüm ilçe halkımızı davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
BÜRO İNEGÖL İÇİN GEREKLİYDİ
Belediye Başkan Yardımcısı Gülhan Şahin ise, Aile İrşat ve Rehberlik Bürosunun özellikle İnegöl için çok ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bu büroyla iç içe çalışacak olan da belediye olacaktır. Çünkü, belediye olarak halkımızın güzel ve huzurlu ortamını oluşturmak için çabalıyoruz. Eminim çok güzel çalışmalar ortaya çıkacaktır" dedi.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek açılışı yapılan Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu gezildi.

İlçe Müftülüğü ‘Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu’ tarafından düzenlenen 'Aile İçi İletişimin Önemi' konulu konferans önceki akşam FEM Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Konferansın konuşmacısı eğitimci yazar Zübeyir Yıldırım, aileyi ayakta tutan en önemli hamurun, Ahiret inancı olduğunu kaydederek: "Ahiret inancı olmazsa, bir ailenin sağlıklı bir şekilde devam etmesine olanak yoktur” dedi.
İlçe Müftülüğü bünyesinde kurulan ‘Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu’ tarafından FEM Konferans Salonunda 'Aile İçi İletişimin Önemi' konulu konferans düzenlendi. Konferansta konuşan eğitimci yazar Zübeyir Yıldırım, ailenin ayakta kalmasının ancak ahiret inancı ile mümkün olabileceğini kaydetti.
“AVRUPA’DA AİLE DAĞILIYOR”
Göçmen Cami İmamı Nazmi Özden'in Kur'an tilavetiyle başlayan konferansta konuşan Yıldırım: “Bir aileyi ayakta tutan en önemli hamur, dünyadan sonra devam edecek olan ve yürekten inanılan Ahiret inancıdır. Ahiret inancı olmazsa, bir ailenin sağlıklı bir şekilde devam etmesine olanak yoktur. Merhamet ve hürmet duygularının gerçekçi anlamda paylaşılmasının sırrı da bundan kaynaklanmaktadır. Ben değil, biz olabilmek önemlidir” dedi. Avrupa'da odak noktasının aile olduğunu vurgulayan Yıldırım: “Böyle olmasına rağmen müthiş bir şekilde dağılan, amansız bir bireyselleşme furyasının toplumu kasıp kavurduğunu görmekteyiz. Gerçekten böylesine nahoş durumların yaşandığı ülkeler adına bir faciadır. Umuyoruz ki, inşallah ülkemizde böyle görüntüler yaşanmaz. Sabah kahvaltı masasına ve akşam yemeği için masaya oturan bir aile karantina altına alınacak kadar azdır. Fakat çok şükür bizde böyle bir sıkıntı söz konusu değil" şeklinde konuştu.
“AİLE DANIŞMANLARININ KENDİ DÜZENLERİ YOK”
Aile kurumları konusunda Türkiye’de durumun çok fazla iç açıcı olmadığını kaydeden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Pembe tablo çizmek istemiyorum. Çünkü tablo pembe değil. Durum çok iç açıcı görünmüyor. Üzerinde durulması gereken önemli noktalar söz konusu. Dünya global bir yapıya dönüşmüş halde, herkes her şeyden etkileniyor. Bununla birlikte ülkemizde aile kurumunu yıpratmak, toplumun sosyal yapısını dağıtma amaçlı kötü niyetler örgütlerde var. Oturduğu yerden milyonlarca insanın akşamını, gündüzünü gecesini nasıl geçirmesi gerektiğine karar veren TV'lerin yayın yönetmenleri var. Evimizin tüm kanepelerinin, koltuklarının, oturma gruplarının ona göre dizayn edildiği, merkezde kendisinin bulunduğu bir televizyon ve TV'de de onlarca, yüzlerce kanal var. Dünya çapında çok kıymetli aile danışmanları var. Aile danışmanlarının ilk önce kendi aile hayatlarının düzeninin olmadığını, boşandıklarını, ailelerinin dağıldığını, bir kısmının kendisinin alkole verdiğini, düzensiz hayatlarının olduğunu gördüm. Kelin ilacı olsa, önce başına sürer. Bu insanlar doğru şeylerden bahsediyorlar fakat diğer doğruları göremedikleri için öncelikle kendi hayatlarında doğruları yapamıyorlar. Eğer doğruları yapsalardı Avrupa'nın hali böyle olmazdı”
“SADECE SEVGİ YETMEZ”
Sevginin bir ailenin mayası olduğunu, fakat tek başına sevginin yeterli olmadığını belirten Yıldırım: "Sevginin yanında olması gereken, sevgiyi tetikleyen iki tane temel faktör bulunmaktadır. Sadece sevgiyle olayın bittiğini bilen bir anlayışın iflas ettiğini görüyoruz. Ülkemizde sadece severek evlenenlerin yarısı boşanıyor. Sevginin yanında, merhamet, hürmet ve muhabbet olmazsa, aile sağlam bir şekilde ayakta durmaz. Erkek, karısına merhamet gösterirken, kadın kocasına hürmeti daha çok göstermeli” şeklinde konuştu.
“NESEBİN MUHAFAZASI EVLİLİKLE MÜMKÜNDÜR”
Programda konuşan Aile İrşat ve Rehberler Bürosu Koordinatörü Hasan Tanrıkulu ise: “Amacı sağlam bir toplum kurmak olan İslam, aileye önem vermiştir. Çünkü aile, toplumun temel taşıdır. Toplumlar ailelerden oluşur. Aile sağlam olursa toplumda sağlam olur. Meşru olmayan sebeplerle bir araya gelen insanların oluşturduğu topluluklar aile sayılmaz. Çünkü bu birlikteliğin temelinde aile değil, sifah (iffetsizlik)vardır. İslam dini iffetsizlik sayılan zina, fuhuş ve her türlü gayri meşru ilişkiyi haram saymış ve şiddetle yasaklamıştır. İnsan neslinin devamı, nesebin muhafazası, toplumu meydana getiren ve tolumun temel taşı olan aile müessesesinin kurulması evlilikle mümkün olur. İslam dini aile yuvasını sağlam temellere oturtmak, faziletli nesiller yetişmesine zemin hazırlamak için meşru ölçüler içinde evlenmeyi hem emretmiş, hem de bir takım müeyyidelerle onu cazip hale getirmiştir" dedi. Diyanet İşleri Başkanlığının 'Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanlığını' kurarak önemli bir adım attığını da anımsatan Tanrıkulu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Aileyi tehdit eden tehlikelere bir nebze olsun parmak basmak ve çözümüne dönük rehberlik etmek amacı ile İnegöl Müftülüğü bünyesinde 'Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu' kurulmuştur. Koordinatörlüğünü bendenizin yaptığı Büromuzda gönüllülük esasına göre görev alan bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."
“KİŞİSEL GELİŞİM 6 YAŞINDA TAMAMLANIR”
Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise yaptığı konuşmada: "Bizler, çocuğu TV'nin karşısına koyup çizgi filmlerle ya da başka programlarla baş başa bırakıyoruz. Bazı çocuklar o programları izlemeye devam ediyor. Hatta o programları izlerken sesi çıkmıyor. Uzmanlar, çocukların 6 yaşına kadar kişisel gelişiminin yüzde 90'ını tamamladığını söylediler. Demek ki bu işin bir ilmi var, kuralı var. Bu tür programlardan aldığınız bilgileri lütfen etrafınızla paylaşın. Aile kurumunu ayakta tutabilmek için yurtdışında ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar ama maalesef bir arpa boyu yol alamıyorlar. Her aile doğru şeyler ortaya koyarsa, bu toplumda hiç bir sıkıntı kalmaz. Midemizi bir porsiyon veya iki porsiyon köfteyle doyurabiliriz ama zihni ve gönlü öyle porsiyon köftelerle doyurmak mümkün değil" ifadelerini kullandı.